11 Mart 2010 Perşembe
30 RAMAZAN
 
 
  
  Sende İftar Ver Fitre ve Zekat Adak Kurban Bayramlık SMS Bağış Kumanya
İftar Saati : 00:00
Kalan Süre : 00:00:00
İmsak Saati : 00:00
Kalan Süre : 00:00:00
SORU VE CEVAPLAR

ZEKAT DERNEKLER ARACILIĞIYLA ULAŞTIRILABİLİR Mİ?

Asr-ı Saadette zekat veren ile fakir arasına devlet yani Beytü'l Mal girmiştir. Şimdi ortada böyle bir kurum olmadığına göre Müslüman zekatını bir fakire direkt olarak verebileceği gibi, fakir kimselere bakan cemiyet,dernek ve vakıflara da verebilir. Burada üzerinde durulması gereken önemli husus, adı geçen dernek veya vakıf şeklindeki kuruluşların müslümanlar tarafından kurulmuş olmaları ve idarecilerinin de Müslümanlardan teşekkül etmesi ve özellikle idarecilerin zekat hakkında bilgilerinin bulunmasıdır.(Prof. Dr. Ali Özek) 

YIKANMAK VE DENİZE GİRMEK ORUCU BOZAR MI?

Ağız veya burnundan su girip yutmadıkça, oruç­lu kimsenin yıkanması orucuna zarar vermez. Bu itibarla, ağız ve burnundan su kaçırmamak şar­tıyla oruçlunun yıkanmasında bir sakınca yoktur. Nitekim Hz. Aişe ve Ümmü Seleme validelerimiz, Hz. Peygamberin Ramazan'da imsaktan sonra yıkandıklarını haber vermişlerdir (Buhârî, Savm, 25; Müslim, Siyam, 76; Ebû Dâvûd, Savm, 36).

DİŞ ÇEKTİRMEK ORUCU BOZAR MI?

Diş çektirmek orucu bozmaz. Eğer diş çektirilirken iğne vurulursa, oruç bozulur. Dişten çıkan kanı yutmakla da oruç bozulur. Ramazan orucunu tutarken iğne vurduranın veya dişinden çıkan kanı yutanın orucu bozulur. Gününe gün kaza gerekir, kefaret gerekmez.

DİŞ FIRÇALAMAK ORUCU BOZAR MI?

Diş fırçalamakla oruç bozulmaz. Bununla birlikte, diş macunun, misvak parçalarının veya suyun boğaza kaçması halinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması uygun olur.

ORUÇLU KİMSE AKUPUNKTUR YAPTIRABİLİR Mİ?

Akupunktur; vücutta belirli noktalara iğne batır­mak suretiyle çeşitli hastalıkları tedavi etme meto­dudur. Akupunktur uygulanması halinde, vücudun beslenmesi, gıda alması söz konusu olmadığın­dan, akupunktur yaptırmak orucu bozmaz.

SAKIZ ÇİĞNEMEK ORUCU BOZAR MI?

Günümüzde üretilen sakızlarda, ağızda çözülen katkı maddeleri bulunduğundan, ne kadar itina edilirse edilsin bunların yutulmasından kaçınılma­sı mümkün değildir. Bu sebeple bu tür sakız çiğ­nemek orucu bozar. Ancak kenger sakızı gibi kat­kısı bulunmayan sakızlarla daha önce çiğnenmiş olup içinde hiç katkı maddesi kalmamış olan ve çiğnendiğinde hiçbir eksikliğe uğramayan sakız­ların çiğnenmesi orucu bozmaz. Bununla birlikte, oruçlu iken bu tür sakızları çiğnemek mekruhtur.

MERHEM VE İLAÇLI BANT KULLANMAK ORUCU BOZAR MI?

Deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla vücuda sürülen yağ, merhem ve benzeri şeyler emilerek kana karışmaktadır. Ancak cildin bu emişi, çok az ve yavaş olmakta­dır. Diğer taraftan bu yeme içme anlamına da gelmemektedir. Bu itibarla, deri üzerine sürülen merhem, yapıştırılan ilaçlı bantlar orucu boz­maz.

HEMODİYALİZ VE DİYALİZ UYGULAMALARINDA ORUÇ BOZULUR MU?

Böbrek yetmezliği hastalarına uygulanan diya­liz, periton diyalizi, hemodiyaliz olmak üzere iki çeşittir. Periton diyalizi, karın boşluğuna verilen özel bir solüsyon aracılığı ile, hastanın kendi karın zarı kullanılarak kanın zararlı maddelerden arındırılması ve sıvı dengesinin sağlanması işle­midir. Hemodiyaliz ise, kanın vücut dışında bir makina yardımı ile temizlenip vücuda geri verilmesi işlemidir. Kan bir iğne aracılığı ile hastanın kolundan alınır. Hemodiyaliz makinası, diyalizör denen bir filtreden kanı sürekli geçirerek zararlı maddeleri ve fazla suyu filtre eder. Filtre edilen temiz kan ikinci bir iğne ile hastanın damarına geri verilir. Bu işlem yapılırken bazen, gıda içe­rikli sıvı verilmesi gerekmektedir. Buna göre hastaya herhangi bir sıvı madde­si verilmeden gerçekleştirilen hemodiyalizde oruç bozulmaz. Diğer diyaliz çeşitlerinde ise, vücuda gıda içerikli sıvı verildiği için oruç bozulur.

RAMAZAN AYININ VAKTİ HER YIL NEDEN DEĞİŞİR?

Ramazan ayı orucu ay takvimine göre tutulur. Bilindiği gibi kameri aylar güneş takvimindeki aylara göre on gün önce gelir. Böylece Ramazan orucuna her yıl on gün erken başlandığından Ramazan ayı yakla­şık 33 yılda sıra ile yılın bütün mevsimlerini dolaşmış ve oruç tutacağımız zamanlar da değişmiş olur. Bu durum, Müslüman'ın değişik mevsimlerde oruç tutmasını ve dolayısıyla her mevsimin zorluklarına kendini alıştırmasını ve yoksulların çeşitli mevsim şartlarında çektikleri sıkıntıları anlamasını sağlar. Bilindiği gibi dünya üzerinde bölgeler arasın­da önemli farklar vardır. Meselâ; Kuzey yarım kürede kış iken güney yarım kürede yaz hüküm sürmektedir. Eğer oruç, güneş takvimine göre belirli bir mevsimde tutulsaydı, bazı bölgeler­deki Müslümanlar ömür boyu soğuk mevsimde oruç tutarken bazıları daima sıcak günlerde tutacak, aynı şekilde Müslümanların bir kısmı daima uzun günlerde oruç tutarken, bir kısmı da kısa günlerde tutmuş olacaktı. Böylece bazı Müslümanlar orucu her zaman kolaylıkla tuttuğu halde bazıları da daima güçlük içinde tutmak zorunda kalacaktı Orucun, yılın bütün mevsimlerini sıra ile dola­şan kameri bir ayda (Ramazan ayında) tutul­ması ile bu sakıncalar ortadan kalkmıştır.

ORUÇLA İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKEN ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER

     
  • Unutarak yiyip içen kimse, orucunun bozul­duğunu zannederek, yemeye devam etse orucunu kaza etmesi gerekir. Ancak orucunun bozulmadığını bildiği halde yer ve içerse ken­disine hem kaza hem de kefaret gerekir.
  •  
  • Oruçlu iken kusan bir kimse, orucunun bozul­duğunu zannederek yiyip içse orucunu kaza etmesi gerekir. Fakat kusmakla orucunun bozul­madığını bildiği halde yer ve içerse kendisine hem kaza hem de kefaret gerekir.
  •  
  • Gündüz ihtilâm olanın durum da böyledir. Ramazan ayında gündüz uyurken ihtilâm olan kimse, orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içse, bundan dolayı orucun kaza edilmesi lâzımdır, ihtilâm olmanın orucu bozmadığını bildiği halde kasten yerse kendisine kaza ve kefaret gerekir,
  •  
  • Bir kadın falan gün 'ay hâli günümdür' zan­nıyla orucunu bozsa, fakat o gün ay hâli olma­sa, eğer o günün orucuna baştan niyet etme­mişse, kendisine kaza gerekir. Niyet ederek o günün orucuna başladıktan sonra orucunu bozarsa kefaret gerekir.
  •  
  • Dişler arasından çıkıp tükürüğe karışan kan, tükürükten fazla veya tükürüğe eşit olup yutu-lursa orucu bozar. Tükürükten az ise bozmaz.
  • Dişlerini fırçalayan kimse orucunun bozul­duğunu zannederek, bile bile yiyip içse kendisine kefaret gerekir.
  • Abdest esnasında ağzına su alırken elinde olmayarak boğazına su kaçsa, eğer oruçlu olduğu hatırında ise orucu bozulur ve kazası gerekir. Eğer o esnada oruçlu olduğu hatı­rında değilse orucu bozulmaz.
  • Mukim olan (misafir olmayan) bir kimse, geceleyin niyet edip oruca başladıktan sonra gündüz sefer mesafesi yolculuğa çıksa bile, o günün orucunu tutması gerekir. Yola çıktıktan sonra orucunu bozduğu tak­dirde kaza lâzım gelir. Yola çıkıp oturduğu yerleşim yerinin sınırlarını geçmeden orucu­nu bozarsa kendisine kefaret gerekir.
  • Misafir olan bir kimse, niyet edip oruca başladıktan sonra gündüz daha yolculuğu bitmeden orucunu bozması halinde ken­disine kaza lâzım geleceği gibi yolculuğu sona erip memleketine döndükten sonra orucunu bozsa yine kaza lâzım gelir.
  • Ramazan ayından oruç borcu olan bir kimse, bunları kaza etmeden öbür Ramazan gelse evvelâ Ramazan orucunu tutar, önceki Ramazandan kalan borçlarını sonra tutar.
  • Ramazan orucunu kaza ederken, bu oruçları isterse peş peşe, isterse aralıklı ola­rak tutar. Borçlarını bir an önce ödemesi bakımından peş peşe tutması daha iyidir.
  • Bir kimse, hasta olduğu için Ramazan ayında orucunu bozsa ve iyileşmeden ölse kendisine bir şey gerekmez.
  • Abdestten sonra ağızda kalan yaşlık orucu bozmaz.
  • Konuşurken tükürükle ıslanan dudaklarındaki tükrüğü yutmakla oruç bozulmaz.
   
Hesap Numaraları
4444 KYD